Halk Egemenliği teorisi nedir? Halk Egemenliği teorisi, Temsili Demokrasi Kurumlarıyla bağdaşmaz ne anlama gelir?

Halk Egemenliği teorisi nedir? Halk Egemenliği teorisi, Temsili Demokrasi Kurumlarıyla bağdaşmaz ne anlama gelir?

Halk Egemenliği teorisi nedir? Halk Egemenliği teorisi, Temsili Demokrasi Kurumlarıyla bağdaşmaz ne anlama gelir?
Yayınlama: 17.10.2022
6
A+
A-

Halk Egemenliği teorisi nedir? Halk Egemenliği teorisi, Temsili Demokrasi Kurumlarıyla bağdaşmaz ne anlama gelir?

Halk Egemenliği teorisine göre (theory of popular sovereignity) egemenlik halka aittir. Halk ise belirli bir anda yaşayan vatandaşlar topluluğu demektir. Bu teoriye göre, egemenlik halka yani onu oluşturan tek tek bireylere aittir. Bu nedenle egemenlik bölünebilir bir şeydir. Herkes egemenliğin bir miktarına, bir parçasına sahiptir. Rousseau, Toplum Sözleşme’si adlı eserinde on bin vatandaşın bulunduğu bir devlette her vatandaşın, egemenliğin on binde birine sahip olduğunu söylemiştir.

Halk egemenliği teorisi, “temsili demokrasi” kurumlarıyla bağdaşmaz. Bu teori, “doğrudan demokrasi” ve “yarı doğrudan demokrasi” sistemlerini gerektirir. Zira halk egemenliği teorisine göre egemenlik halktadır ve başkasına devir ve ferağ edilemez. Ayrıca halkın iradesi temsil de edilemez. Rousseau’ya göre, “milletvekilleri milletin temsilcisi değildir ve olamaz. Olsa olsa geçici işlerin görevlileri olabilirler; hiçbir kesin karara da varamazlar. Halkın onamadığı hiçbir karar geçerli değildir, yasa sayılmaz. Görüldüğü gibi, halk egemenliği teorisi, temsili demokrasiyi reddeder; onun yerine doğrudan demokrasiyi veya hiç olmazsa yarı doğrudan demokrasiyi savunur. Diğer yandan bu teoriye göre, her vatandaş egemenliğin bir parçasına sahip olduğuna göre egemenliğini doğrudan doğruya kullanmasına engel yoktur. O halde “halk oylaması,” “halk teşebbüsü,” “halk vetosu” gibi yarı doğrudan demokrasi araçları, halk egemenliği teorisiyle uyumludur.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.